Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK 135) Davası Avukatı
Dijital sistemlerin, sosyal medya platformlarının, mobil uygulamaların ve elektronik veri tabanlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kişisel verilere yönelik ihlaller ceza hukukunun önemli konularından biri hâline gelmiştir. Bir kişinin kimlik, iletişim, sağlık, banka, adres, çalışma veya özel hayatına ilişkin bilgilerinin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK 135) Suçu, bir kişiye ait verilerin hukuki bir dayanak bulunmaksızın dijital veya fiziki bir ortama aktarılması ve saklanmasıyla gündeme gelir. Verilerin başkalarına açıklanması ya da internet ortamında paylaşılması suçun oluşması için zorunlu değildir. Hukuka aykırı kayıt işleminin gerçekleştirilmesi, somut olayın özelliklerine göre cezai sorumluluk doğurabilir.
Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesinde suçun temel şekli için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Kaydedilen bilgilerin sağlık durumu, cinsel yaşam, siyasi görüş veya sendikal bağlantı gibi maddede belirtilen hassas alanlara ilişkin olması hâlinde cezanın artırılması söz konusu olur.
Kişisel veri suçları; ceza hukuku, bilişim hukuku, özel hayatın korunması ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir. Bu nedenle hem mağdur hem de şüpheli bakımından sürecin, kişisel veri ve bilişim suçları konusunda çalışan bir ceza avukatı tarafından incelenmesi önem taşır.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Nedir?
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, hukuka aykırı biçimde bir gerçek kişiye ait kişisel bilgilerin kayıt altına alınmasıdır. Suçun hukuki dayanağı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesidir.
TCK 135/1 kapsamında:
Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.
Düzenlemede suçun oluşması için verinin mutlaka kullanılmasını, üçüncü kişilere gönderilmesini veya kamuya açıklanmasını arayan bir şart bulunmamaktadır. Kişisel verinin hukuka aykırı biçimde kayıt altına alınması suçun temel hareketini oluşturur.
Kayıt işlemi şu araçlarla gerçekleştirilebilir:
- Bilgisayar ve sunucular,
- Cep telefonları,
- Bulut depolama sistemleri,
- USB bellek ve harici diskler,
- Kamera ve ses kayıt cihazları,
- Elektronik tablolar,
- Müşteri takip programları,
- Mobil uygulamalar,
- İnternet siteleri,
- Sosyal medya hesapları,
- Fiziki dosya ve arşivler.
Bir bilginin yalnızca kâğıt üzerinde tutulması, suçun hiçbir şekilde oluşmayacağı anlamına gelmez. Önemli olan kayıt yönteminden ziyade, kişisel verinin hukuka aykırı şekilde düzenli, erişilebilir veya muhafaza edilebilir bir ortama aktarılıp aktarılmadığıdır.
Kişisel Veri Nedir?
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Bu tanım yalnızca kişinin adı, soyadı veya Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasıyla sınırlı değildir.
Aşağıdaki bilgiler kişisel veri niteliği taşıyabilir:
- Ad ve soyadı,
- T.C. kimlik numarası,
- Doğum tarihi ve doğum yeri,
- Ev ve iş adresi,
- Telefon numarası,
- E-posta adresi,
- Araç plakası,
- IP adresi,
- Konum bilgileri,
- Fotoğraf ve görüntüler,
- Ses kayıtları,
- Banka hesap bilgileri,
- Kredi kartı bilgileri,
- Meslek ve çalışma bilgileri,
- Maaş ve gelir bilgileri,
- Eğitim bilgileri,
- Aile ve medeni durum bilgileri,
- Sağlık ve hastane kayıtları,
- Parmak izi ve yüz tanıma bilgileri,
- Genetik veriler,
- İnternet kullanım ve alışveriş geçmişi,
- Ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbiri bilgileri.
Bir kişinin adı açıkça belirtilmese bile farklı bilgiler bir araya getirildiğinde kişinin kimliği belirlenebiliyorsa yine kişisel veriden söz edilebilir. Örneğin iş yeri, görev unvanı, yaş, ikamet edilen mahalle ve telefon numarasının son rakamları birlikte kullanılarak kişi belirlenebiliyorsa bu bilgiler kişisel veri kapsamında değerlendirilebilir.
Tüzel kişilere ait ticaret unvanı veya şirket adresi kural olarak kişisel veri değildir. Ancak şirket ortağı, çalışanı, yöneticisi veya müşterisi olan gerçek kişilere ilişkin bilgiler kişisel veri niteliği taşıyabilir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Ne Anlama Gelir?
Kişisel verilerin kaydedilmesi; verinin dijital, manyetik, görsel, işitsel veya fiziki bir ortamda saklanabilir hâle getirilmesidir. KVKK bakımından kaydetme, kişisel veri işleme faaliyetlerinden yalnızca biridir. Kanunda kişisel verilerin elde edilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, aktarılması ve sınıflandırılması gibi faaliyetler de veri işleme kapsamında kabul edilmektedir.
Ceza hukuku bakımından ise her veri işleme faaliyeti otomatik olarak TCK 135 kapsamında suç oluşturmaz. Suçun oluşabilmesi için kayıt işleminin hukuka aykırı olması gerekir.
Örneğin bir hastanenin tedavi hizmeti verebilmek amacıyla mevzuata uygun biçimde hasta bilgilerini kaydetmesi kural olarak hukuka uygundur. Buna karşılık hastane sistemine erişim yetkisi bulunan bir çalışanın, kişisel merakı veya başka bir amaçla hastanın sağlık bilgilerini kendi telefonuna kaydetmesi suç oluşturabilir.
Benzer şekilde işveren, iş sözleşmesinin kurulması ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla çalışanına ait belirli bilgileri kaydedebilir. Ancak ihtiyaç bulunmadığı hâlde çalışanın özel hayatı, sağlık durumu veya aile ilişkileri hakkında kapsamlı ve amaç dışı kayıt tutulması hukuka aykırılık değerlendirmesine konu olabilir.
TCK 135 Suçunun Oluşma Şartları
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun oluşup oluşmadığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Genel olarak aşağıdaki unsurlar incelenir.
Kaydedilen Bilgi Kişisel Veri Olmalıdır
Suçun konusu, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin bilgidir. Tamamen anonim hâle getirilmiş ve hiçbir yöntemle bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyen bilgiler kişisel veri olarak kabul edilmeyebilir.
Ancak yalnızca kişinin adının silinmiş olması veriyi mutlaka anonim hâle getirmez. Kişinin kimliği diğer bilgiler kullanılarak belirlenebiliyorsa veri kişisel niteliğini korur.
Verinin Kayıt Altına Alınması Gerekir
Bilginin yalnızca görülmesi veya öğrenilmesi her durumda TCK 135 kapsamındaki kayıt suçunu oluşturmaz. Verinin saklanabilir, tekrar erişilebilir veya muhafaza edilebilir bir ortama aktarılması gerekir.
Telefon ekranının fotoğrafının çekilmesi, bir belgenin taranması, kişisel bilgilerin elektronik tabloya aktarılması, sesin kaydedilmesi veya bilgilerin fiziki bir dosyada saklanması kayıt işlemi olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte ses ve görüntü kayıtlarında eylemin TCK 135 yerine özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal veya kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarını oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenmelidir.
Kayıt İşlemi Hukuka Aykırı Olmalıdır
TCK 135 bakımından en önemli unsur hukuka aykırılıktır. Verinin kaydedilmesini mümkün kılan geçerli bir hukuki sebep bulunuyorsa suç oluşmayabilir.
Hukuka uygunluk değerlendirmesinde şu hususlar incelenebilir:
- İlgili kişinin geçerli rızasının bulunup bulunmadığı,
- Verinin kaydedilmesinin kanunda açıkça öngörülüp öngörülmediği,
- Kayıt işleminin bir sözleşmenin kurulması veya uygulanması için gerekli olup olmadığı,
- Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı,
- Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için kaydın zorunlu olup olmadığı,
- Kayıt amacının meşru olup olmadığı,
- Kaydedilen verinin amaçla sınırlı ve ölçülü olup olmadığı,
- Verinin gereğinden uzun süre saklanıp saklanmadığı.
Anayasa’nın 20. maddesi uyarınca kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişinin verileri hakkında bilgilendirilme, verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini isteme ve verilerin amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkı bulunmaktadır.
Fail Kasten Hareket Etmelidir
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, kaydettiği bilginin bir kişiye ait olduğunu ve kayıt işleminin hukuka aykırı olduğunu bilerek hareket etmesi gerekir.
Yanlışlıkla gerçekleşen, failin bilgisi veya iradesi dışında yapılan kayıt işlemleri bakımından kast unsuru oluşmayabilir. Bununla birlikte otomatik sistemlerin kurulması, yetkisiz veri toplama yazılımlarının kullanılması veya kişisel verilerin bilinçli biçimde arşivlenmesi kastın varlığını gösterebilir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Cezası
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Cezası, suçun temel şekli bakımından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
Mahkeme temel cezayı belirlerken somut olayın özelliklerini değerlendirir. Kaydedilen verinin niteliği, veri sayısı, mağdur sayısı, kayıt işleminin süresi, failin amacı, kayıt yöntemi ve meydana gelen zarar cezanın belirlenmesinde etkili olabilir.
Hükmedilecek cezanın ertelenmesi, seçenek yaptırıma çevrilmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumların uygulanıp uygulanamayacağı; belirlenen sonuç cezaya, failin adli siciline, kişisel durumuna ve yürürlükteki usul hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir. Bu kurumların uygulanması otomatik değildir.
Hassas Verilerin Kaydedilmesi Hâlinde Ceza
TCK 135/2 kapsamında kişisel verinin aşağıdaki alanlara ilişkin olması hâlinde temel ceza yarı oranında artırılır:
- Siyasi görüş,
- Felsefi görüş,
- Dinî görüş,
- Irki köken,
- Hukuka aykırı olarak ahlaki eğilim,
- Cinsel yaşam,
- Sağlık durumu,
- Sendikal bağlantı.
Örneğin bir kişinin hastane raporlarının, kullandığı ilaçların, psikolojik tedavi bilgilerinin, cinsel yaşamına ilişkin verilerin veya sendika üyeliğinin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi artırımlı cezayı gündeme getirebilir.
TCK 135/2’deki veri kategorileri ile KVKK’nın 6. maddesinde düzenlenen özel nitelikli kişisel veriler tamamen aynı değildir. KVKK kapsamında ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, kılık ve kıyafet, dernek, vakıf veya sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti, güvenlik tedbirleri, biyometrik ve genetik veriler özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle ceza dosyasında artırım uygulanıp uygulanmayacağı doğrudan TCK 135/2’deki düzenleme esas alınarak belirlenmelidir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Nitelikli Hâlleri
Türk Ceza Kanunu’nun 137. maddesine göre kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun belirli kişiler veya yöntemlerle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Artırım uygulanabilecek hâller şunlardır:
Kamu Görevlisinin Yetkisini Kötüye Kullanması
Suçun bir kamu görevlisi tarafından, görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi nitelikli hâl oluşturur.
Örneğin görev nedeniyle erişebildiği nüfus, adres, sağlık, tapu, sosyal güvenlik veya adli sicil bilgilerini kişisel amaçlarla kaydeden kamu görevlisi hakkında artırımlı ceza gündeme gelebilir.
Artırımın uygulanabilmesi için failin yalnızca kamu görevlisi olması yeterli değildir. Kayıt işlemiyle kamu görevi veya görevden doğan yetki arasında bağlantı bulunmalıdır.
Meslek veya Sanatın Sağladığı Kolaylıktan Yararlanılması
Doktor, sağlık çalışanı, banka personeli, avukatlık bürosu çalışanı, bilişim uzmanı, insan kaynakları görevlisi, muhasebeci veya çağrı merkezi çalışanı gibi kişilerin meslekleri nedeniyle eriştikleri verileri hukuka aykırı kaydetmeleri durumunda cezanın artırılması söz konusu olabilir.
Burada da mesleğin, kişisel veriye erişim veya kayıt işlemini kolaylaştırmış olması gerekir.
TCK 135/2’de belirtilen hassas veriler ile TCK 137’deki nitelikli hâllerin aynı olayda birlikte bulunması mümkündür. Bu durumda yapılacak ceza hesabı, artırım hükümlerinin uygulanma sırasına ve somut olayın hukuki nitelendirmesine göre mahkeme tarafından belirlenir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesine Örnekler
Aşağıdaki eylemler, olayın şartlarına bağlı olarak TCK 135 kapsamında değerlendirilebilir:
- Bir kişinin kimlik bilgilerinin izinsiz biçimde veri tabanına aktarılması,
- Müşteri telefon numaralarının hukuki dayanak olmaksızın liste hâline getirilmesi,
- Hastanın sağlık raporlarının çalışanın kişisel telefonuna kaydedilmesi,
- Çalışanların parmak izi veya yüz tanıma verilerinin gereksiz biçimde tutulması,
- Bir kişinin banka hesap bilgilerinin kaydedilmesi,
- Seçmen veya üye bilgilerinin amaç dışı olarak arşivlenmesi,
- Sosyal medya kullanıcılarının bilgilerinin yazılım aracılığıyla toplu biçimde çekilmesi,
- Eski müşterilere ait verilerin saklama süresi sona ermesine rağmen yeni bir listeye aktarılması,
- Çalışanın özel hayatına ilişkin bilgilerin gizlice dosyalanması,
- Başka bir kişiye ait mesaj, belge veya ekran görüntülerinin sistematik biçimde saklanması,
- Bir kişinin siyasi veya sendikal bağlantılarının liste hâline getirilmesi,
- Konum bilgilerinin izinsiz biçimde kaydedilmesi.
Bu örneklerde suçun oluşup oluşmadığı; verinin niteliği, kayıt şekli, hukuki dayanak, rıza, amaç, ölçülülük ve failin kastı birlikte değerlendirilerek belirlenir.
İnternette Açık Olan Bilgileri Kaydetmek Suç mudur?
Bir bilginin sosyal medya hesabında, internet sitesinde veya herkese açık başka bir platformda bulunması, o verinin kişisel veri niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kişinin bir bilgiyi belirli bir amaçla kamuya açıklamış olması, üçüncü kişilere bu veriyi sınırsız biçimde toplama, sınıflandırma, ticari listeye dönüştürme veya farklı amaçlarla kullanma hakkı vermez.
Örneğin bir kişinin telefon numarasını mesleki iletişim amacıyla internet sitesinde yayımlaması, bu numaranın izinsiz reklam listelerine kaydedilmesini her durumda hukuka uygun hâle getirmez.
Bununla birlikte bilginin kaynağı, aleniyet düzeyi, paylaşım amacı, kayıt yöntemi ve failin kullanım amacı hukuka aykırılık değerlendirmesinde dikkate alınır.
Ekran Görüntüsü Almak TCK 135 Suçunu Oluşturur mu?
Bir mesajın, sosyal medya profilinin, sağlık kaydının veya kişisel belgenin ekran görüntüsünün alınması teknik anlamda kayıt işlemi oluşturabilir. Ancak her ekran görüntüsü otomatik olarak kişisel verilerin kaydedilmesi suçuna yol açmaz.
Değerlendirmede şu sorular önemlidir:
- Görüntüde kişisel veri bulunuyor mu?
- Ekran görüntüsünü alan kişinin veriye erişim yetkisi var mı?
- Kayıt işlemi hangi amaçla yapıldı?
- Bir hakkın korunması için kayıt zorunlu muydu?
- Veri daha sonra üçüncü kişilerle paylaşıldı mı?
- Görüntü özel hayat veya haberleşme içeriği taşıyor mu?
- Kayıt ölçülü müydü?
- Delil elde etme amacı hukuka uygun muydu?
Ekran görüntüsünün daha sonra başka kişilere gönderilmesi veya sosyal medyada paylaşılması hâlinde TCK 136’da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya yayma suçu ayrıca gündeme gelebilir.
TCK 135 ile TCK 136 Arasındaki Fark
Kişisel verilerin kaydedilmesi ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçları birbirinden farklıdır.
TCK 135: Kişisel Verilerin Kaydedilmesi
TCK 135’te cezalandırılan fiil, kişisel verinin hukuka aykırı biçimde kayıt altına alınmasıdır. Verinin başka kişilere gönderilmesi zorunlu değildir.
TCK 136: Verileri Verme, Yayma veya Ele Geçirme
TCK 136’da ise kişisel verinin:
- Başkasına verilmesi,
- Yayılması,
- Hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi
cezalandırılır.
Örneğin bir müşteri listesini yetkisiz biçimde kendi bilgisayarına kaydeden çalışan bakımından TCK 135; listeyi rakip şirkete göndermesi bakımından TCK 136 tartışılabilir. Somut olayda farklı eylemler bulunuyorsa birden fazla suçun oluşması mümkündür.
TCK 135 ile Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Arasındaki Fark
TCK 134’te özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK 135’te ise kişisel verilerin kaydedilmesi suçu düzenlenmiştir.
Bir kişinin özel yaşam alanına ait görüntü veya seslerin gizlice kaydedilmesi genellikle TCK 134 kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık kimlik, adres, sağlık, iletişim veya finans bilgilerinin veri hâline getirilerek saklanması TCK 135 kapsamına girebilir.
Ancak her iki suç tipi arasında sınırlandırma yapılması özellikle görüntü, ses kaydı, mesajlaşma içeriği ve sosyal medya verileri bakımından güç olabilir. Eylemin hangi suç tipini oluşturduğu; kaydın içeriği, yöntemi, amacı ve verinin özel hayatla ilişkisine göre belirlenir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Şikâyete Tabi midir?
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikâyete tabi değildir. TCK 139’da kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, şikâyete bağlı suçlar arasında açıkça istisna tutulmuştur. Bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı suç şüphesini öğrenmesi hâlinde resen soruşturma başlatabilir.
Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kamu davasının otomatik olarak sona ermesini sağlamaz. Bununla birlikte mağdurun beyanı, olayın aydınlatılması ve delillerin değerlendirilmesi bakımından önem taşıyabilir.
Suç şikâyete tabi olmasa da hak kaybı yaşanmaması, dijital delillerin silinmemesi ve zamanaşımı tartışmalarının önlenmesi için başvurunun geciktirilmemesi gerekir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunda Zamanaşımı
Dava zamanaşımı süresi belirlenirken suçun temel şekli, hassas veriye ilişkin artırım, kamu görevlisi veya meslek mensubu bakımından nitelikli hâl, failin yaşı ve zamanaşımını kesen işlemler birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle her dosya için tek bir süre belirtilmesi yanıltıcı olabilir. Suç tarihinin, kayıt faaliyetinin devam edip etmediğinin ve nitelikli hâllerin dosyaya uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi gerekir.
Özellikle uzun süre kullanılan veri tabanları, sürekli güncellenen listeler ve farklı tarihlerde yapılan kayıt işlemleri bakımından suç tarihinin belirlenmesi teknik ve hukuki inceleme gerektirebilir.
TCK 135 Suçunda Deliller
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda delillerin önemli bir bölümü dijital niteliktedir.
Dosyada şu deliller kullanılabilir:
- Bilgisayar ve telefon inceleme raporları,
- Hard disk ve USB bellek içerikleri,
- Sunucu kayıtları,
- Erişim ve işlem logları,
- IP adresi kayıtları,
- Bulut depolama verileri,
- E-posta ve mesajlaşma içerikleri,
- Veri tabanı kayıtları,
- Dosya oluşturma ve değiştirme tarihleri,
- Ekran görüntüleri,
- Kamera kayıtları,
- İş yeri yetkilendirme kayıtları,
- Veri erişim listeleri,
- Açık rıza ve aydınlatma belgeleri,
- Saklama ve imha politikaları,
- Tanık anlatımları,
- Bilirkişi raporları,
- Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararları,
- Kurum içi yazışmalar.
Dijital materyallerin nasıl elde edildiği de önemlidir. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller ceza yargılamasında tartışmaya konu olabilir.
Telefon, bilgisayar veya sunucu üzerinde yapılacak incelemelerde adli bilişim yöntemlerine uyulması; imaj alma, hash değeri oluşturma, veri bütünlüğünü koruma ve inceleme zincirinin belgelendirilmesi delilin güvenilirliği bakımından önem taşır.
Mağdur Hangi Yollara Başvurabilir?
Kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kaydedilen kişi, olayın niteliğine göre birden fazla hukuki yola başvurabilir.
Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusu
Mağdur, delilleriyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Başvuru kolluk birimlerine de yapılabilir.
Şikâyet dilekçesinde mümkün olduğu ölçüde şu bilgiler yer almalıdır:
- Veriyi kaydettiği düşünülen kişi veya kurum,
- Kaydedilen verilerin niteliği,
- Kayıt işleminin ne zaman öğrenildiği,
- Verilerin hangi sistemde tutulduğu,
- Veriye kimlerin erişebildiği,
- Mevcut ekran görüntüsü ve belgeler,
- İncelenmesi istenen telefon, bilgisayar veya sunucular,
- Tanık bilgileri,
- Talep edilen koruma ve araştırma işlemleri.
Veri Sorumlusuna Başvuru
6698 sayılı Kanun kapsamına giren bir veri işleme faaliyeti bulunuyorsa ilgili kişi, veri sorumlusuna başvurarak verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, bilgi talep etme, düzeltme, silme veya yok etme isteminde bulunabilir.
Kişisel Verileri Koruma Kuruluna Şikâyet
Veri sorumlusuna yapılan başvurunun reddedilmesi, cevabın yetersiz bulunması veya süresinde cevap verilmemesi hâlinde şartları oluştuğu ölçüde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yoluna gidilebilir.
KVKK kapsamındaki veri sorumlusuna başvuru ve Kurula şikâyet yolları ile Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak suç duyurusu birbirinden farklı hukuki süreçlerdir. Kişilik hakları ihlal edilen kişinin genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı da saklıdır.
Maddi ve Manevi Tazminat Davası
Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi nedeniyle maddi zarara uğrayan veya kişilik hakları ihlal edilen kişi, olayın şartlarına göre maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Tazminat davasında ihlal, kusur, zarar ve illiyet bağı değerlendirilir. Veri ihlalinin kapsamı, verinin hassasiyeti, erişen kişi sayısı, ihlalin süresi ve mağdur üzerindeki etkileri tazminat miktarının belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Şüpheli veya Sanık Açısından Savunma
TCK 135 kapsamında hakkında soruşturma başlatılan kişinin savunması yalnızca “veriyi paylaşmadım” açıklamasına dayandırılmamalıdır. Çünkü suçun oluşması için paylaşım yapılması zorunlu değildir.
Savunmada şu hususlar incelenebilir:
- Kaydedilen bilgi kişisel veri niteliğinde midir?
- Verinin hangi kişiyle ilişkili olduğu belirlenebilir mi?
- Kayıt işlemini şüpheli mi gerçekleştirmiştir?
- Cihaza veya hesaba başka kişiler erişmiş midir?
- Verinin kaydedilmesi için hukuki dayanak var mıdır?
- İlgili kişinin geçerli rızası bulunmakta mıdır?
- Kayıt, kanuni yükümlülüğün yerine getirilmesi için gerekli midir?
- Veriler anonim hâle getirilmiş midir?
- Dijital materyaller hukuka uygun biçimde elde edilmiş midir?
- Bilirkişi incelemesi teknik olarak yeterli midir?
- Failde suç işleme kastı bulunmakta mıdır?
- Eylem TCK 135 yerine farklı bir suç tipini mi oluşturmaktadır?
- Aynı fiil nedeniyle birden fazla suçtan cezalandırma yasağı gündeme gelir mi?
Özellikle ortak kullanılan bilgisayarlar, kurumsal hesaplar ve çok sayıda kişinin erişebildiği veri tabanlarında kaydı kimin gerçekleştirdiğinin teknik olarak belirlenmesi gerekir.
Şirketlerin Cezai Sorumluluğu
Ceza sorumluluğu gerçek kişilere aittir. Bununla birlikte kişisel verilere ilişkin suçların bir şirket veya başka bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında ve yararına işlenmesi hâlinde, TCK 140 uyarınca tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
Ayrıca veri sorumlusu şirket hakkında KVKK kapsamında idari yaptırımlar gündeme gelebilir. Ceza soruşturması ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yürütülen idari inceleme birbirinden bağımsızdır.
Bu nedenle şirket yöneticilerinin, veri sorumlularının, bilgi işlem yetkililerinin ve çalışanların sorumlulukları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Davasında Avukatın Rolü
Kişisel veri suçları hem teknik hem de hukuki değerlendirme gerektirir. Dosyada verinin kişisel niteliği, kayıt yöntemi, hukuki dayanak, erişim yetkileri, dijital deliller ve failin kastı birlikte incelenmelidir.
Kişisel verilerin kaydedilmesi davasında ceza avukatı şu işlemleri yürütebilir:
- Suç duyurusu dilekçesinin hazırlanması,
- Dijital delillerin tespit edilmesi,
- Delillerin korunması için gerekli taleplerin sunulması,
- Telefon ve bilgisayar incelemelerinin değerlendirilmesi,
- Bilirkişi raporlarına itiraz edilmesi,
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmesi,
- Şüpheli veya sanık savunmasının hazırlanması,
- Nitelikli hâllerin uygulanma koşullarının incelenmesi,
- TCK 134, TCK 135 ve TCK 136 ayrımının yapılması,
- KVKK başvuru sürecinin değerlendirilmesi,
- Maddi ve manevi tazminat taleplerinin incelenmesi,
- Duruşma ve kanun yolu süreçlerinin takip edilmesi.
İzmir’de yürütülen soruşturma ve ceza davalarında, dosyanın niteliğine göre İzmir Ceza Avukatı ve İzmir Bilişim Avukatı desteğine başvurulabilir.
Sık Sorulan Sorular
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun cezası kaç yıldır?
Suçun temel şekli için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. TCK 135/2 veya TCK 137’deki artırım nedenlerinin bulunması hâlinde ceza artırılabilir.
Veriyi paylaşmadan yalnızca telefona kaydetmek suç mudur?
Hukuka aykırılık şartı bulunuyorsa kişisel verinin yalnızca telefona veya başka bir cihaza kaydedilmesi TCK 135 kapsamında değerlendirilebilir. Verinin paylaşılması suçun oluşması için zorunlu değildir.
Telefon numarasını kaydetmek suç mudur?
Her telefon numarası kaydı suç oluşturmaz. Kişisel veya mesleki iletişim kapsamında hukuka uygun biçimde yapılan kayıtlar suç değildir. Buna karşılık telefon numaralarının hukuki dayanak olmaksızın toplu liste hâline getirilmesi, ticari amaçlarla saklanması veya amaç dışı kullanılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Sağlık bilgilerinin kaydedilmesi hâlinde ceza artar mı?
Sağlık durumuna ilişkin kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi hâlinde TCK 135/2 kapsamında cezanın yarı oranında artırılması gündeme gelir.
Sosyal medyadaki fotoğrafı kaydetmek suç mudur?
Her fotoğraf kaydı otomatik olarak suç oluşturmaz. Fotoğrafın niteliği, hesabın gizlilik durumu, kayıt amacı, sistematik veri toplama bulunup bulunmadığı ve görüntünün özel hayat alanına ilişkin olup olmadığı birlikte değerlendirilir.
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu uzlaştırmaya tabi midir?
TCK 135 suçu şikâyete bağlı değildir ve genel olarak uzlaştırma kapsamında değerlendirilmez. Dosyanın hukuki niteliği ve isnat edilen diğer suçlar ayrıca incelenmelidir.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Hayır. TCK 135 şikâyete tabi olmadığından mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturma veya davayı kendiliğinden sona erdirmez.
İşveren çalışanların verilerini kaydedebilir mi?
İşveren, iş sözleşmesinin yürütülmesi ve kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gerekli çalışan verilerini kaydedebilir. Ancak kayıt işleminin belirli, açık ve meşru amaçlara dayanması; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması gerekir.
Gizlice alınan ses kaydı TCK 135 kapsamında mıdır?
Gizli ses kayıtları olayın şartlarına göre TCK 133’te düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması veya TCK 134’te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir. Hukuki nitelendirme kaydın içeriğine ve elde edilme yöntemine göre yapılır.
Kişisel verileri silmemek ayrı bir suç mudur?
Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına rağmen verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olan kişinin görevini yerine getirmemesi, şartları oluştuğunda TCK 138’de düzenlenen verileri yok etmeme suçunu oluşturabilir.
Kişisel Veri Dosyalarında Erken Hukuki İncelemenin Önemi
Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi iddiası bulunan dosyalarda dijital deliller kısa sürede silinebilir, değiştirilebilir veya üzerine yeni veriler yazılabilir. Bu nedenle cihazların, kullanıcı hesaplarının, sunucu kayıtlarının ve erişim loglarının zamanında tespit edilmesi büyük önem taşır.
Mağdur açısından hangi verilerin kim tarafından, hangi tarihte ve hangi sistemde kaydedildiğinin ortaya çıkarılması gerekir. Şüpheli veya sanık açısından ise veriye erişim yetkisi, kayıt işleminin hukuki sebebi, dijital materyalin aidiyeti ve kast unsuru ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK 135) Davası Avukatı, ceza soruşturmasının yanı sıra KVKK başvuruları, dijital deliller, tazminat talepleri ve bağlantılı bilişim suçlarını birlikte değerlendirmelidir. Her olayın delilleri ve hukuki özellikleri farklı olduğundan, genel bilgiler üzerinden kesin bir ceza veya dava sonucu öngörülmesi mümkün değildir.
Av. Ramazan Sertan Safsöz tarafından kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve bilişim suçlarına ilişkin soruşturma ve ceza davası süreçlerinde hukuki destek sunulmaktadır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın koşulları değerlendirilmeden hukuki görüş veya dava sonucu garantisi olarak yorumlanmamalıdır.

























